Blog

Blog

İŞ HAYATINDA PYGMALION ETKİSİ

Başkalarından beklentilerimiz onların performansına nasıl yansır? Bu sorunun cevabını, sosyoloji ve psikoloji biliminde yer alan Pygmalion etkisi veriyor. Pygmalion etkisinin bir diğer adı “kendini gerçekleştiren kehanet” olarak literatüre girmiş bulunmakta.

Peki, nedir Pygmalion etkisi?

Bu sorunun cevabını vermeden önce kısaca bir mitolojik hikâyeden bahsetmek istiyorum.

Eski Yunan mitolojisinde yaşayan Pygmalion usta bir yontucuymuş. Birçok kadın tarafından beğenilen biri olmasına rağmen Pygmalion, kadınları istediği kadar güzel bulmuyor ve bu nedenle fazla ilgilenmiyormuş. Bir gün fildişinden bir kadın heykeli yapmış. Bu heykel o kadar güzelmiş ki saatlerce karşısına geçip eserini izliyormuş. Pygmalion heykele “Galatea” adını vermiş ve heykele gerçekten sevgilisiymiş gibi davranmış. Pygmalion’un Galatea olan ilgisini ve sevgisini fark eden tanrılar Galatea’ya can vermişler. Pygmalion böylece sevgisine karşılık bulmuş sonra da Galatea ile evlenmiş.

Pygmalion yarattığı eseri o kadar sevmiş ve inanmış ki hayalleri gerçek olmuş. Burada Pygmalion aslında kendi kehanetini gerçekleştirmiş. Pygmalion etkisi adını bu mitolojik hikâyeden almıştır. Kendini gerçekleştiren kehanette bir beklenti söz konusudur ve bu beklentiyle paralel olarak kişinin motivasyonun ve davranışlarının şekillendirmesi vardır. Daha açık ifade etmek gerekirse; bir kişinin diğer bir kişiden beklentileri, bu beklentileri sözlü ve sözsüz iletişim yoluyla dışa vurması sonucunda diğer kişinin beklentiye uygun olarak gelişme göstermesine “Pygmalion Etkisi” denir.

İş hayatında pygmalion etkisinin örneklerine şu şekilde rastlarız. Örneğin bir yöneticinin çalışanına “çok iyi iş çıkaracağına inanıyorum” demesi, samimi bir şekilde gülümsemesi, direkt göz kontağı kurması ve bu inancına uygun bir beden dili ile davranması, çalışanda pygmalion etkisi yaratır. Yönetici çalışanından bir beklenti içindedir ve bu beklentinin olumlu bir sonucu olduğuna inanıyordur ki bu inanç samimi bir şekilde söz ve beden diline yansımıştır. Çalışan, yöneticinin beklentisine dair sözlü ve sözsüz iletilerini alır ve performansını yükselterek beklentiyi karşılar.

Bu durumunu en iyi anlatan deney, öğretmen ve öğrenci davranışlarını inceleyen Robert Rosenthal ve Lenore Jacobson tarafından yapılmıştır.

Bu deneyde sınıfta bulunan öğrencilere IQ testi yapılmış ve sınıf öğretmenlerine IQ testinden yüksek puan alan ilk 10 kişinin listesi verilmiştir. Fakat öğretmene verilen liste, gerçek sıralamadaki ilk 10 kişi değil, rasgele seçilmiş kişilerdir. Listedeki kişiler sınıfta en zeki kişiler olmasa da öğretmenin gözünde en zeki öğrencilerdir. Sene sonunda geldiğinde IQ testi sınıftakilere tekrar yapılır ve listede yazan 10 kişinin IQ test sonuçlarında eskiye nazaran belirgin bir artış görülür. Öğretmen burada listede verilen kişileri en zeki olarak kabul etmiş ve bu inancı doğrusunda öğrencilere davranış ve tutumunu geliştirmiştir. Bu durum öğrenciye yansımış ve öğrencilerde daha zeki olduklarına dair inançlarını geliştirmiştir ve IQ testinden yüksek almışlardır.

Pygmalion etkisinin olumsuz yönde olanına ise “Golem Etkisi” denir. Golem etkisinde düşük beklenti ve olumsuz duruma odaklanmış bir inanç vardır. Çalışanının iyi bir iş çıkaracağına inanmayan yönetici bu inancı doğrultusunda çalışanına sözlü ve sözsüz iletiler gönderir. Küçümseme, iğneleme, göz kontağından kaçınma, sert ve asık bir surat olabilir bu iletiler. Golem etkisinin gücü pygmalion etkisinden daha güçlü ve yıkıcıdır. Düşük beklentide olunan kişi kendini yetersiz hisseder, şüphe ve kaygı içinde olur ve bu da yaptığı işe olumsuz olarak yansır.

Pygmalion etkisinin farkında olan yönetici beklentisini düşük tuttuğu çalışanından duygularını saklamaya çalışıp sessiz dursa da çalışan yine kendisinden beklenilen beklentiyi bilinçaltı ile alır ve buna göre bir davranış sergiler. Performansı otomatik olarak düşmeye başlar.

İş hayatında pygmalion etkisinden faydalanabilmek için, yöneticilerin bu etkiden haberdar olması, bunu bilinçli bir şekilde söz ve beden dillerine yansıtmaları ve gerçekten inanarak çalışanları üzerinde uygulamaları çalışan performansını ve verimliliği arttıracaktır. Kurum içinde yönetim kurulunu da dâhil ederek en yüksekten en düşük kademeye kadar tüm liderler, müdür ve yöneticiler pygmalion etkisinden faydalanmalı ve çalışanlarını motive edebilmelidir.

Lider ve yöneticiler, sadece belirli kişilerden beklentiye girmemeli diğer çalışanların da bu etkiden faydalanmasını sağlayabilmelidir. Bu kurum içinde hem adaleti sağlar, hem de toplu performansı arttırır. Bir kurum insan kaynağını doğru kullanmak istiyorsa, hangi çalışanın hangi işte iyi olduğu bilmeli ve bu bilgi doğrultusunda çalışanından beklentiye girmelidir. Pygmalion etkisinde şu unutulmamalıdır; doğru kişiden doğru işi beklemek, kehaneti gerçekleştirir. Çalışandan yüksek beklenti içinde olmak doğrudur fakat yanlış olan, görev için uygun olmadığı düşünülen kişiden yüksek beklentiye girmektir ki bu da Golem etkisine yol açar.

Kendini gerçekleştiren kehanet pygmalion etkisinin bize anlatmak istediği şudur: Samimi bir beklentiye girildiğinde iyi sonuçlar alınması mümkündür. Samimiyetin söz, tutum ve davranışlara yansıması karşı taraf tarafından algılanır ve beklentiyi karşılamak için performansını yükseltir.